17 Temmuz 2011 Pazar

Diyete Başlanılan Günün Anatomisi

10:00
Önceki gün kahvaltı için alınmış kırmızı eriklere doğru gidilir. Bir tane büyük ve olgun erik yıkanır. O erik sanki acayip doyuracakmış ve bünyeye neşe katacakmış gibi düşünmeye çalışarak bir güzel yenir. Ancak erik yedikçe ağızda büyümekte giderek ekşimektedir. Çay poğça eski kaşar bekleyen mide burulur, hüzünlenir. Burukluktan ötürü eriğin ancak yarısı yenebilmiştir. mide isyandadır.
10:30
Peksimet ile mideye bir mektup gönderilir. Mektupta "İsyanı bırak, eğer acıkmaya burulmaya devam edersen olacaklardan ben sorumlu değilim." yazmaktadır.
11:00
Mide elçiyi asit havuzunda boğar, bu kaçınılmaz bir savaş ilanı demektir.
12:10
Marul, domates, turp ve ton balığı bölüklerinden oluşan büyük bir salata ordusu mutfak tezgahının üzerindeki tabağın üzerinde mevzilenir.
12:30
Salata kuvvetleri "İnsan" boğazından geçerek mideye giriş yapar, yaklaşık 20 dakikalık yoğun mücadeleden sonra savaş kazanılmış, ancak eldeki bütün kaynaklar tüketilmiştir.
13:30
Tekar açlık başlar, bünye enerjisiz hissetmektedir.
14:30
İnceden bir baş ağrısı başlar
15:30
Sırf spor olsun diye (vallahi bak) yürüyüşe çıkılır, böylelikle açlık unutulacak hemde kalori yakılacaktır
16:30
yenilgi...

15 Temmuz 2011 Cuma

Barselona'dan bir fıstık :)

İspanyol insanında biraz tembellik var. En hayati ihtiyaçları sunan dükkanlar bile akşam 5 oldu mu kapatıyor. Hafta sonları ise hiç açmıyorlar. Açıkçası ben bir Türk olarak bu güne kadar hafta sonu açmayan dükkan görmemiştim. Ama Allah'tan göçmenler var ve oldukça çalışkanlar. Şu an oturduğum mahallede akşam altıdan sonra yemek yemem gerektiğinde gittiğim Çin lokantası da Çinli (ya da Japon) göçmenlere ait. Çin lokantası dediğime bakmayın aslında hamburger tost falan yapıyorlar. Gide gele alıştık oradaki insanlarla birbirimize. Aynı dili konuşamasak da aramızda güzel bir iletişim var. Sabahları bana çikolatalı poğaça ısmarlayan bir teyzem bile var orada. Ancak bazen gerçekten çevirmene ihtiyaç oluyor. O zaman li çi devreye giriyor, sizi kendisiyle tanıştırayım,

li çi

Dükkandaki tek ingilizce bilen kişi o, ve annesi onunla gurur duyuyor. Kendisi tam bir halkla ilişkiler uzmanı, ben daha onun adını ezber edemeden o kolamda limon sevdiğimi, ve kahveyi sütlü ve küçük fincanda sevdiğimi çoktan öğrenmişti. :)

fıstık :)

O bana İspanyolca kelimeler öğretiyor ben de onun İngilizce'sini pratik etmesine yardım etmiş oluyorum. Bir de dükkana takılan kıvırcık saçlı bir eleman var. Sanırım ona aşık, çünkü eleman ne zaman gelse pek bir şımarıyor bizimki. :) Şimdilik bu kadar.

14 Temmuz 2011 Perşembe

Python'da listenin kopyasını almak

Python da her eşitlik referans gösterir. Bu iddalı lafın anlamını şöyle ifade edeyim.
Örneğin şekildeki gibi bir liste = başka bir liste şeklinde kopya almaya çalıştığınızda şöyle bir gariplik (aslında güzellik) ile karşılaşırsınız.

a = ["a","b","c"]
>>> b = a
>>> b.append("d")
>>> print a, b
['a', 'b', 'c', 'd'] ['a', 'b', 'c', 'd']
Nesnelere gelince yine aynı mantık, nesne = başkabirnesne dediğinizde referans göstermiş oluyorsrunuz :

>> class obj:
...     def __init__(self):
...         self.counter = 0
...     def inc(self):
...         self.counter += 1
... 
>>> a = obj()
>>> b = a
>>> a.inc()
>>> print a.counter
1
>>> print b.counter
1
Bir nesnenin ya da değişkenin kopyasını almak istediğinizde çeşitli yöntemler var, sanırım verilerin (list, tuple, dict vs) kopyasını alırken karşılaştığım en yakışıklı yöntem şu :

>>> a = ["a","b","c"]
>>> b = list(a)
>>> print a , b
['a', 'b', 'c'] ['a', 'b', 'c']
>>> a.append("d")
>>> print a, b
['a', 'b', 'c', 'd'] ['a', 'b', 'c']

Peki bir nesnenin kopyasını almak istiyorsak? bunun için copy adında bir modül yapmışlar:

>>> class obj:
...     def __init__(self):
...         self.counter = 0
...     def inc(self):
...         self.counter += 1
... 
>>> a = obj()
>>> from copy import copy
>>> b = copy(a)
>>> a.inc()
>>> b.inc()
>>> b.inc()
>>> b.inc()
>>> print a.counter, b.counter
1 3

Eğer copy modülünden deepcopy fonksionunu import eder kullanırsak, nesneyi özyinelemeli olarak kopyalıyormuş. Herkese iyi hafta sonları :)

Django'da iki sunucuda birden çalışmak ve settings.py

Şu sıralar uğraştığım bir Django uygulaması var geliştirirken karşılaştığım bir sorunu ve çözümünü paylaşayım dedim.

Geliştirdiğim uygulamayı sunucuya yükledikten sonra lokalde geliştirirken oluşturduğum bir çok seçeneğin sunucudayken değişmesi gerektiğini farkettim. Bu ayarları değiştirmek kolaydı fakat sıkıntı çektiğim nokta uygulamanın hem sunucuda hemde kendi laptopumda tek bir settings.py ile sorunsuzca çalışması gerekiyordu. Bende şöyle bir çözüm buldum :

from os import uname, getcwd
from os.path import join
MACHINE_NAME = uname()[1]

if MACHINE_NAME == "XXX.webfaction.com":
    DOCUMENT_ROOT = "/path/to/document/"
    DATABASE_ENGINE = ...
    DATABASE_NAME = ...
    DATABASE_USER = ...
    DATABASE_PASSWORD = ...
    DATABASE_HOST = ...
    DATABASE_PORT = ...
else:
    DOCUMENT_ROOT = getcwd()
    DATABASE_ENGINE = 'sqlite3'
    DATABASE_NAME = join(DOCUMENT_ROOT,'sqlite3.db')

13 Temmuz 2011 Çarşamba

Barselona'dayım (Madrit amcam diyesim geliyor)

Vizeler finaller bütünlemeler pasaport alışveriş derken temmuzun başına kadar nefessiz bir 2,5 ay geçirdim. Resmen stresten ve yorgunluktan başım döner olmuştu son zamanlarda. O kadar uğraşmamın sonucunu aldım neyse ki. Bu satırları Rambla de la Muntanya daki evimden yazıyorum. Mahallemin adı yeterince karizmatik gelmediyse daha etkileyici ispanyolca isimler de sıralayabilirim. (akıllı olun.) Havalı olmasının yanında benim için sokak isimlerini aklımda tutmak çok zor. O yüzden gideceğim geleceğim mahalleleri ve o mahallelere gitme yollarını küçük bir not defterinde tutuyorum. Barselona nispeten bir turizm şehri, o yüzden ingilizce bilen birilerini bulmam oldukça kolay oluyor. Ancak aslında aynı dili konuşmanın o kadar da mühim bir şey olmadığını fark ettim. Zira sokağımdaki çin lokantasına gidip gayet maymunsal hareketlerle anlaşıp yeme içme olaylarına girebiliyorum. Vücut dili önemli, bunun yanında gülümseme de çok önemli. Zira kelimelere iletişim kuramadığınız insanlar ilk olarak yüzünüze bakıyor ve dost musunuz düşman mısınız anlamaya çalışıyor. Benim gibi poker suratlı, mimikleri zayıf biriyseniz daha çok dikkat etmeniz gerekli. Neyse, şimdi banyo yapmam gerekli ama sık sık birşeyler yazmaya çalışacağım.

Artık facebook, twitter, friendfeed, google plus dan uzak durmak istiyorum. Blog güzel, sevgili günlük tadında.